
İş Hukukunda Fazla Çalışma: Temel Esaslar
Haftalık çalışma süresinin üzerindeki fazla çalışma nasıl tanımlanır, hangi sınırlara tabidir ve karşılığı nasıl belirlenir? Genel bir bakış.
İş sözleşmelerinin hazırlanması ve feshi; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai gibi işçilik alacakları; işe iade süreçleri ve mobbing iddialarına ilişkin danışmanlık ve temsil sağlanır.
İş kazası ve meslek hastalığından doğan talepler ile sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda hem işçi hem işveren tarafına yönelik hukuki destek sunulur.
İş ve sosyal güvenlik hukuku; 4857 sayılı İş Kanunu başta olmak üzere, işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin kurulmasından sona ermesine kadar geçen tüm süreci düzenler. İş sözleşmesinin türü ve içeriği, çalışma süreleri, ücret ve fazla mesai, yıllık izin, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ile fesih usulü bu alanın temel konuları arasındadır.
Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar; kıdem ve ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret ve fazla mesai alacakları, haksız fesih, işe iade talepleri ile iş kazasından doğan tazminat istemleridir. Sigortasız çalıştırma iddialarına ilişkin hizmet tespiti davaları ve emeklilik gibi sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan ihtilaflar da bu kapsamda değerlendirilir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve ücret gibi işçilik alacakları ile işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu başvuru bir dava şartıdır; arabuluculuk aşaması tamamlanmadan açılan davalar usulden reddedilir.
Arabuluculuk görüşmelerinde tarafların anlaşması hâlinde düzenlenen tutanak, ilam niteliğinde belge hükmündedir ve süreci kısa sürede sonuçlandırabilir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte iş mahkemesinde dava açma yolu açılır; taleplerin doğru hesaplanması ve sürelerin kaçırılmaması bakımından sürecin hukuki destekle yürütülmesinde yarar vardır.
İşe iade talebinde bulunulabilmesi için iş güvencesi kapsamında olmak gerekir: işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması ve iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması aranır. Ayrıca feshin geçerli bir nedene dayanmaması gerekir; geçerli neden gösterme yükü işverene aittir.
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması zorunludur; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki hafta içinde dava açılabilir. Bu sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açabileceğinden, fesihle karşılaşan çalışanların durumu vakit kaybetmeden değerlendirmesi önem taşır.
Bu yanıtlar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki danışmanlık veya görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Sorularınızı değerlendirmek ve süreci birlikte planlamak için iletişime geçebilirsiniz.
Görüşmeler randevuyla, online veya yüz yüze gerçekleştirilir.