Borçlar Hukuku
Sözleşmeler, alacak-borç ilişkileri, tazminat talepleri ve sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar alanında danışmanlık ve temsil sunulur.
Tarafların hak ve yükümlülüklerinin açıkça belirlenmesi ve ihtilafların önlenmesi önceliklidir.
Bu Alanda Sunulan Hizmetler
- Her türlü sözleşmenin hazırlanması, incelenmesi ve revizyonu
- Sözleşmeye aykırılık ve sözleşmenin feshinden doğan uyuşmazlıklar
- Alacak davaları ve temerrüt faizine ilişkin talepler
- Haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları
- Sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talepleri
- Cezai şart ve teminat hükümlerine ilişkin uyuşmazlıklar
- Aşırı ifa güçlüğü hâlinde sözleşmenin uyarlanması talepleri
- İhtarname düzenlenmesi, ibra ve alacağın devri işlemleri
Borçlar Hukuku Neleri Düzenler?
Borçlar hukuku, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde borç ilişkilerinin doğumunu, hükümlerini ve sona ermesini düzenler. Borç ilişkisi; sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğabilir ve günlük yaşamdan ticari ilişkilere kadar hemen her alanda karşımıza çıkar.
Satış, kira, eser, vekâlet ve hizmet sözleşmeleri gibi tipik sözleşmelerin yanı sıra, kanunda düzenlenmeyen karma ve atipik sözleşmeler de bu alanın kapsamındadır. Sözleşmelerin kurulması, yorumlanması, ifası ve sona ermesine ilişkin her aşamada danışmanlık ve temsil sağlanır.
Alacak ve Tazminat Uyuşmazlıkları Nasıl İlerler?
Uyuşmazlık doğduğunda genellikle ilk adım, karşı tarafa ihtarname gönderilerek temerrüdün oluşturulması ve taleplerin yazılı biçimde ortaya konulmasıdır. Uyuşmazlığın niteliğine göre ihtiyari arabuluculuk her zaman mümkündür; ticari nitelikteki para alacaklarında ise arabuluculuk dava şartıdır.
Anlaşma sağlanamazsa alacak veya tazminat davası açılması ya da icra takibi başlatılması değerlendirilir. Sözleşmeden doğan alacaklar kural olarak on yıllık genel zamanaşımına tabidir; haksız fiilden doğan tazminat talepleri ise zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir.
Sözleşme Hazırlığında Nelere Dikkat Edilmeli?
Sözleşmenin tarafları, konusu, bedeli, ifa zamanı ve temerrüt hâlinde uygulanacak yaptırımların açık biçimde düzenlenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların kapsamını önemli ölçüde daraltır. Cezai şart, fesih, mücbir sebep ve uyuşmazlık çözüm yöntemine ilişkin hükümlerin somut ilişkinin niteliğine göre kurgulanması değerlendirilir.
Sözleşme imzalandıktan sonra koşulların öngörülemez biçimde değişmesi hâlinde, TBK'da düzenlenen aşırı ifa güçlüğü hükümleri çerçevesinde sözleşmenin uyarlanması veya sona erdirilmesi gündeme gelebilir. Bu tür taleplerin zamanında ve usulüne uygun ileri sürülmesi için erken aşamada hukuki destek sunulur.
Sıkça Sorulan Sorular
- Alacak davası açmadan önce ihtarname çekmek zorunlu mu?
- İhtarname her durumda zorunlu olmamakla birlikte, borçlunun temerrüde düşürülmesi ve faiz işlemeye başlaması bakımından çoğu zaman önem taşır. Vadesi belirli borçlarda temerrüt kendiliğinden oluşabilirken, vadesiz borçlarda kural olarak ihtar gerekir. Somut alacağın niteliğine göre izlenecek yol ayrıca değerlendirilir.
- Tazminat davasında zamanaşımı süresi ne kadar?
- Haksız fiilden doğan tazminat talepleri, zararın ve sorumlusunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir; fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanabilir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan talepler ise kural olarak on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Hangi sürenin uygulanacağı, talebin hukuki dayanağına göre belirlenir.
- Sözleşmedeki cezai şart indirilebilir mi?
- TBK uyarınca hâkim, aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indirebilir. Tacirler arasındaki ilişkilerde indirim kural olarak gündeme gelmez; ancak cezai şartın tacirin ekonomik yıkımına yol açacak düzeyde olması hâlinde müdahale mümkündür. Sonuç, sözleşmenin ve tarafların somut durumuna göre değişir.
- Ekonomik koşullar değişirse sözleşme uyarlanabilir mi?
- Sözleşmenin kurulmasından sonra taraflarca öngörülemeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması ve ifanın dürüstlük kurallarına aykırı düşecek ölçüde güçleşmesi hâlinde, TBK'daki aşırı ifa güçlüğü hükümleri çerçevesinde uyarlama veya sözleşmeden dönme talep edilebilir. Bunun için borcun henüz ifa edilmemiş olması ya da ihtirazi kayıtla ifa edilmiş olması gerekir. Talebin kabul edilip edilmeyeceği, her olayın kendi koşulları içinde değerlendirilir.
Bu yanıtlar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki danışmanlık veya görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Görüşme için randevu talep edin
Sorularınızı değerlendirmek ve süreci birlikte planlamak için iletişime geçebilirsiniz.
Görüşmeler randevuyla, online veya yüz yüze gerçekleştirilir.